Hoşgeldin Ziyaretçi !

Dieffenbachia (Difenbahya) Bitkisi Bakımı

  • 2 yıl önce

Difenbahya uzun yıllardır ülkemizde bulununan, yıllar önce babaannelerimizin evini süslemiş şimdi ise bitki sever torunlarının büyüttüğü bir bitkidir.

Latince adı Dieffenbachia’ olan bitkinin anavatanı: Meksika, Güney Amerika ve Batı Hint Adaları’dır. Araceae familyasına aittir ve bilimsel olarak kabul görmüş 56 türü vardır. Adını bazı kaynaklara göre Viyana Botanik Bahçesi yöneticisi Heinrich Wilhelm Schott’un baş bahçıvanı Joseph Dieffenbach’tan bazılarına göreyse Alman fizikçi ve doğa bilimci Johan Karl Ernst Dieffenbach’tan almıştır.

Gösterişli yaprakları, az aydınlıkta yetişebilmesi, çok fazla toprak ayırt etmemesi, fazla sulandığında bu suyu yaprakları aracılığıyla tahliye etmesi (ki bu sebeple halk arasındaki adı ‘ağlayan çiçek’tir) uzun yıllardır salonlarımızın baş köşesinde kalmasını sağlamıştır. Bitkinin öz suyu zehirlidir ve bu sebeple çocukların ve patili dostlarımızın ulaşamayacağı şekilde konumlandırılmalıdır. Yendiği zaman ağızda uyuşma, şişme, konuşma güçlüğü gibi alerjik reaksiyonlara sebep olabilir. 

Difenbahya bitkisinin en popüler türlerinden olan ‘Seguine (Maculata) aslında iri türlerden biridir ancak ticari amaçlı bir çok küçük, çok dallanıp budaklanan (büyük türler çok dallanıp budaklanmaz. Kalın ve güçlü bir gövdeyle iri yapraklara sahiptirler) ya da çok açık renkli yapraklara sahip bir çok kültivarı türetilmiştir. ‘Amoena’ ise Difenbahya’nın tüm dünyada en çok yetiştirilen türüdür ve dev boyutlara ulaşabilir. Yaprakları ortalama 20cm genişliğinde ve 40cm boyunda olur. 

 

Daha göz alıcı ve sağlıklı bir Difenbahya yetiştirmek için bakımını nasıl yapmalıyız, gelin birlikte inceleyelim.

 

IŞIK: Difenbahya ışık konusunda geniş bir yelpazede yaşayabilir. Sadece yazın kavurucu sıcaklarında öğle güneşinde yanabilir ve koyu gölgede yaprakları soluk ve kuvvetsiz yetişir. En ideali ise yaz aylarında sabah ya da akşam güneşini alması, kalan saatlerde ise aydınlık bir ortamda konumlandırılmasıdır. Kışın tüm gün güneş alması daha sağlıklıdır.

 

TOPRAK: Neredeyse her türlü toprakta kolay yetişir. Humuslu, yeşil yapraklı bitkiler için satılan kapalı paket, kaliteli torflardan kullanabilirsiniz. Bu toprağa ¼ oranında iri taneli dere kumu, perlit ya da küçük taneli cüruf (lav taşı) ilave etmeniz bitkinizin köklerinin boğulmamasını ve daha sağlıklı olmasını sağlayacaktır.

 

SULAMA: Difenbahya bir çok tropik bitki gibi bol su sever. Fakat bol su sevmek demek, toprağın kurumasına müsaade etmemek değildir. Bitki bakımında yapılan en başlıca yanlış, hatalı sulamadır. Difenbahya dahil hiçbir bitkinizi belirli periyotlarla (haftada bir gibi) sulamamalısınız. Sulama yapacağınız zaman mutlaka toprağı kontrol ederek karar vermelisiniz. İşaret parmağınızı ilk boğumuna kadar toprağa batırın. Toprak ıslaklığını kaybetmiş ancak hala namliyken (parmağınıza az miktarda toprak yapışıyor olacak) saksınızın alt deliklerinden çıkacak şekilde bolca sulama yapmalısınız. Ayrıca bolca sulamak toprakta oluşacak tuz birikimini de önleyecektir. Yaz aylarında direkt duş aldırarak sulama yapabilirsiniz. Böylece yapraklarda biriken tozların da gitmesini ve bitkinin rahat nefes almasını sağlarsınız. Kış aylarında ise ayda bir nemli bir bezle yaprakları silebilirsiniz. Bitkinizi tekrar sulamak için toprağın nemli halini almasını beklemelisiniz. 

Nem sever bir bitki olduğu için yazın en sıcak zamanlarında ve kurak bir bölgede yaşıyorsanız ara sıra fıs fıs yapabilirsiniz.

 

BESİN: Toprak değişimi yaptığınız yıl, yaz boyunca en çok 1-2 kez besin verebilirsiniz. Toprak değişimini yeni yapmadıysanız, yine yaz aylarında, ortalama ayda bir besin verebilirsiniz. Kış aylarında bitkiler dinlenmeye çekilir ve gelişim göstermezler. Bu sebeple besin verilmemesi gerekir.

 

SAKSI DEĞİŞİMİ: Bitkinizde yanlış sulama, böceklenme vs. gibi problem yaşamadığınız takdirde toprak değişimini Mart/Nisan gibi yapmanız en sağlıklısıdır. Özellikle nem seven bitkilerde delikli saksı kullanmak hayati önem taşımaktadır. Çünkü toprağı asla kurutmamalı ve suyu bol kullanmalısınız. Eğer saksınız deliksiz olursa bu su birikip kök çürümesine neden olacaktır. Aynı zamanda saksı değişim zamanınızın geldiğini anlamanın en kolay yolu da alttaki deliklerden kök çıkıp çıkmadığını kontrol etmektir. Eğer kök deliklerden dışarı çıkmış ya da çıkmamış ancak hiç toprak görünmüyor, sadece kök görünüyorsa saksıyı büyütme vaktiniz gelmiş demektir. Saksı boyunu öncekinden 1-2 boy büyütmeniz yeterli olacaktır. 

Bunun dışında henüz bitkinizin saksısına sığdığını ancak artık toprak verimliliğinin yetersiz olduğunu düşünüyorsanız, aynı boy saksıda sadece toprak değişimi de yapabilirsiniz.

 

ÇOĞALTMA: En garanti yöntem kökten, yavrularını ayırmadır. Birkaç yaprak verip serpilmeye başlamış yavruları ayırırsanız, tek başına yaşamaya daha hızlı adapte olacaktır.

Eğer gövde yapraksız ve uzun, tepesinde palmiye gibi yaprak öbeği varsa bu yapraklı kısmı gövdeden de yaklaşık 20cm alacak şekilde, bitkiyi fazla yaralamadan (mümkünse 1-2 hamlede) kesip suda ya da toprakta köklendirebilirsiniz. Kalan yapraksız gövde hala uzunsa onu da aynı şekilde yaklaşık 20cmlik parçalara bölerek köklendirebilirsiniz. Ancak burada dikkat etmeniz gereken iki husus var. Birincisi; gövde ortasında hem üst hem alt kısmı kesik olan parçalarda yönü karıştırmamalı, altta kalan kısmı köklendirmelisiniz. Eğer yukarıda kalan kısmı toprak ya da suya koyarsanız köklenmeyecek ve ölecektir. İkinci önemli konuysa yapraksız olan kısımlarda sulamayı azaltma gerekliliğidir. 

Son olarak eğer bitkiniz yaşlı ve oldukça kalın gövdeliyse yapraksız kalan kısımların tepelerini aşı macunu, erimiş mum vs. ile kapatmalı, havayla temasını kesmelisiniz. Böylece gövdenin kuruma ihtimalini yüksek oranda engellemiş olursunuz.